‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku

Danıştay 10. Daire E.1989/2776 K.1992/3

Esas No: 1989/2776 · Karar No: 1992/3 · Karar Tarihi: 13.01.1992
Özet: 1) Davacı, otomatize büro teçhizatı ve bilgisayar gibi mallar için yalnızca “M” harfinden oluşan bir markanın tescilini talep etmiş, ancak aynı emtia için paralel altı çizgiden oluşan “M” harfi içeren daha önce tescilli bir marka bulunması nedeniyle benzerlik iddiasıyla tescil reddine itiraz etmiştir. 2) Mahkeme, iki markanın da esas unsurunun “M” harfi olması ve benzerliğin tescil reddine yol açmadığı gerekçesiyle temyiz talebini reddetmiş ve İdare Mahkemesi kararını onamıştır.
Daire : ONUNCU DAİRE
Karar Yılı : 1992
Karar No : 3
Esas Yılı : 1989
Esas No : 2776
Karar Tarihi : 13/01/992

M HARFİNDEN OLUŞAN MARKANIN, DAHA ÖNCE TESCİLLİ BİRBİRİNE PARALEL 6 ÇİZGİDEN OLUŞAN M HARFİNE ESAS UNSUR BAKIMINDAN BENZEDİĞİ HK.<

Davacı firmanın otomatize büro teçhizatından hesap makinaları, programlanabilen hesap, makinaları, fotokopi cihazları, muhasebe makinaları, bilgisayarlar ve benzeri mallar için kullanılmak üzere hususi grafizimle yazılmış M harfinin marka olarak tescili isteğinin, daha önce M harfinin aynı emtia için marka olarak tescil edildiği gerekçesiyle 551 sayılı Markalar Kanununun 5/c ve 28.maddelerine dayanılarak reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonunda her iki markanın da M harfinden oluştuğu, daha önce tescilli markanın birbirine paralel 6 çizgiden oluşturulmasının benzerliği ortadan kaldırmıyacağı her iki markada da esas unsurun M harfi olduğu gerekçesiyle davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın, davacı tarafından yerinde olmadığı öne sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Bu durum karşısında, her iki markanın müşterek unsuru olan M harflerinin benzerliği nedeniyle ve benzerliğin tayininde, münferit unsurlardan ziyade markanın bir bütün olarak bıraktığı intibanın nazara alınacağı gerçeği karşısında, dava konusu işlemle 551 sayılı Yasanın 5/c ve 7. maddelerine aykırı bir husus görülmememiştir. Benzerliğin tayini kıstası; Yasanın 7.maddesinde belirlenmiş olup, özel bir bilgi ve ihtisası gerektirmediği cihetle, benzerliğin tayini için mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmamasında usule aykırı bir yön görülemediği gibi, davanın reddine ilişkin mahkeme kararında da mevzuata aykırı bir husus bulunamamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı temyiz isteminin reddi ve İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının, temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3622 sayılı Kanun ile değişik 49.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bozulması istenen karar, usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz sebepleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz isteminin reddi ile bozulması istenen kararın onanmasına karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?