‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.1988/2196 K.1989/499

Esas No: 1988/2196 · Karar No: 1989/499 · Karar Tarihi: 06.03.1989
Özet: Uyuşmazlık, davacının 20 yıldır zilyet olduğunu iddia ettiği çayırda başka bir kişinin gübre dökerek yaptığı tecavüzün önlenmesi ve 3091 sayılı Kanun kapsamında idari koruma talebiyle ilgiliydi. Mahkeme, zilyetliğin bulunmadığını ve başvurunun 3091 sayılı Kanun kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddine ve idare mahkemesi kararının bozulmasına karar verdi.
Daire: ONUNCU DAİRE
Karar Yılı: 1989
Karar No: 499
Esas Yılı: 1988
Esas No: 2196
Karar Tarihi: 06/03/989

1984 YILINA KADAR MÜŞTEKİNİN ZİLYETLİĞİNDE BULUNAN VE BU TARİHTEN İTİBAREN BOŞ BIRAKILDIĞI ANLAŞILAN UYUŞMAZLIK KONUSU TAŞINMAZ MALA YAPILAN TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ İSTEMİYLE YAPILAN BAŞVURUNUN; SÖZ KONUSU YERİN ZİLYEDİNİN BULUNMAMASI VE İDDİALARIN MÜLKİYETE YÖNELİK OLMASI NEDENİYLE, 3091 SAYILI KANUNUN UYGULANAMAYACAĞI GEREKÇESİYLE REDDİNDE İSABETSİZLİK OLMADIĞI HK. <

Davacının 20 yıldır zilyetliğinde bulunduğunu öne sürdüğü çayıra, … isimli şahsın gübre dökmek suretiyle yaptığı tecavüzün önlenmesi istemiyle yaptığı başvurusu Valiliğin kararı ile reddedilmiş, bu işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda İdare Mahkemesi; kadastro Müdürlüğüne yapılan itirazın 3091 sayılı Kanun uygulamasına engel teşkil etmeyeceği, davacının başvurusunun, hem 3091 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı hem de davacının zilyet olmadığı belirtilerek reddedilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.

3091 sayılı Kanunun 1.maddesinde, "Bu Kanun; gerçek veya tüzel kişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallara ... yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlar" hükmüne yer verilmiş, söz konusu kanun, taşınmaz mal mülkiyeti yönünden haklılığının saptanmasını öngörmemiştir.

Dava ve soruşturma dosyasındaki belgelerin incelenmesinden uyuşmazlık konusu yerin Emine Kaplan adlı şahsa ait iken, mütecaviz tarafından haricen satın alındığı, ve dava konusu uyuşmazlık çıkıncaya kadar söz konusu yerin müşteki tarafından kullanıldığı ancak bu tarihten beri boş bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, dava konusu yerin, 1986 yılında yapılan kadastro tesbit çalışmaları sırasında hazine adına kaydedilmesi sonucunda bu konuda kadastro Genel Müdürlüğüne müşteki ve mütecavizin bu yoldaki beyanlarının 3091 sayılı kanun kapsamı dışında sayılması yerindedir.

Bu durumda, yukarıda belirtildiği üzere, zilyedi bulunmayan, mülkiyete yönelik iddiaları da kapsayan başvurusunun reddi yolundaki işlemde 3091 sayılı kanuna aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin 2577 sayılı Kanunun 49.maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca işin esasına geçilerek yukarıda belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?